Senarist ve Yönetmen Kaplanoğlu Üniversitemizde Öğrencilerle Buluştu
03.05.2018

Sufisin Sufi Sinema Günleri kapsamında Senarist ve Yönetmen Semih Kaplanoğlu Üniversitemiz öğrencileriyle bir araya geldi.

Programda ilk konuşmayı yapan Rektörümüz Prof. Dr. Muzaffer Şeker; “Kadim bir medeniyetin çocukları olarak atalarımızdan aldığımız mirasla yaşıyoruz. Ecdadımızın başta kültürel olmak üzere bizde bıraktığı birçok değer var. Bu değerlerin kıymetini bilmek ve bu farkındalığı oluşturmak için sanatçılarımızın özgün çalışmaları da yol gösterici oluyor.” dedi. Buğday filmini izlediğini ve son derece başarılı bulduğunu kaydeden Şeker, Semih Kaplanoğlu’nu Üniversitemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.

Söyleşinin moderatörlüğünü yürüten Sinema Eleştirmeni İhsan Kabil ise konuşmasında sinemanın bireyi düşünmeye sevk ettiğini söyleyerek şöyle devam etti: “Buğday filminin çıkışı hem teknik anlamda, hem anlatım dili ve yapılan göndermeler bakımından bir dünya sineması örneği. Kendi coğrafyamızın, dokumuzun ana kaynağından beslenen bir film. Filmde kullanılan kültürel doneler, göndermeler, çağrışımlar kendi kültürel kaynaklarımızdan esinlenerek oluşturulmuş vaziyette, bunu filmde görüyoruz.”

Bir hikâye anlatı geleneğimizin Buğday filmi ile yeniden resmedildiğini kaydeden Kabil, Konya’da bulunmaktan da memnun olduklarını sözlerine ekledi.

Kendimize Kendimizi Anlatmak Gibi Bir Derdimiz Var

Senarist ve Yönetmen Semih Kaplanoğlu ise konuşmasında şunları söyledi: “Yalnızlıktan hiç sıkılmadım, seyretmeyi hep seven bir insandım. Evdeki kitapları karıştırırken İmam Gazali Hazretlerinin Varlıkların Yaratılış Hikmetleri diye küçük Risalesine rastladım ve o benim ilk kez kafamda yer eden şeydir. Yavaş yavaş bizim edebiyatımızı biraz daha anlamaya çalıştım. Zamanla kendi hikâyelerimizi anlatmak, kendimize kendimizi anlatmak gibi bir derdimiz oldu.”

Kaplanoğlu; “İnsanın insan olmasına dair hep bir şeyler söylenmiş. Peygamber Efendimizden gelen bir şey bu, Anadolu irfanında da var. Bunu devreye sokma kaygısı toplanıp birleşip Buğday’ı ortaya çıkardı. Kuran’daki Kehf Suresi benim için yol gösterici oldu. Surenin çok önemli bir mesajı var. Bu hikâyeyi de onun üzerinden kurmaya başladım. Biz Velilerin yaşantılarına, siyere tarihi bir olay gibi bakıyoruz, kendi hayatımızda bu kıssaların yaşantılarımızdaki yerini hiç tartışmıyoruz. Kuran’ı Kerim orada ise bu mesaj da hep devam etmeli diye düşündüm. Yazdığım senaryoyu bunun üzerinden kurmaya çalıştım.” diye konuştu.

“Birçok şey aslında fikrinizin otantik halini korumanıza müsaade etmeyebilir. Fikrinizin zuhur ettiği hali ve ruhu unutmadan devam etmek lazım sinemada. Filmin ortaya çıkıp senaryo yazıldığından 4 sene sonra filmi bitirdik. Bu noktada başlangıçtaki fikri unutmamak önemli bir disiplin…” diyen Semih Kaplanoğlu her filminde Kuran-ı Kerim’deki kıssalara değindiğinin altını çizdi.

Program soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.