Meram Tıp Fakültesinden Uzmanlar Sıcaklar İçin Uyarılarda Bulundu

Aşırı sıcaklar insanları pek çok yönden etkiliyor. Meram Tıp Fakültesinden uzmanlar da ruhsal ve fiziksel olarak sıcakların sağlığa olan etkileri hakkında bilgi verdi ve alınabilecek tedbirleri sıraladı.

Aşırı Sıcaklar 'Deliryum'a Neden Olabilir

Meram Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Ak, "Aşırı sıcak havalar, yoğun su kaybı yaşandığı için, yeterli sıvı tüketilmediğinde tıp dünyasında 'deliryum' olarak bilinen hastalığa neden olabilir." dedi.

Meram Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Ak, aşırı sıcaklardan beynin olumsuz etkilendiğini, buna bağlı çeşitli psikolojik rahatsızlıkların ortaya çıkabileceğini belirtti. İnsanın duygusunu, düşüncesini, davranışlarını, hayatını yöneten organın beyin olduğunu anımsatan Ak, sıcakların direkt beyni etkilediği ve çeşitli rahatsızlıklara yol açabildiğini söyledi. Doç. Dr. Ak, şunları kaydetti: "Aşırı sıcak havalar, yoğun su kaybı yaşandığı için, yeterli sıvı tüketilmediğinde tıp dünyasında 'deliryum' olarak bilinen hastalığa neden olabilir. Deliryum, kişinin bilincinde dalgalanmalar oluşturur. Algı bozuklukları, olmayan şeyleri görme, etrafındaki insanlara karşı davranış anormallikleri görülür. Çevresindekileri tanımayabilir hatta kendisine zarar verecekmiş gibi değerlendirebilir. Kişinin bilincinde dalgalanmalar olduğu için nerede olduğu ve kendisiyle ilgili bilgilerde dalgalı şekilde yanılmalar olabilir. Farklı bir yerdeymiş gibi davranabilir.”

Deliryumdan korunmanın en önemli yolunun, aşırı sıcaklarda bol sıvı tüketilmesi ve dengeli beslenme olduğunu anlatan Ak, risk grubunda olan yaşlı ve kronik hastalığı olan bireylerin bu havalarda ayrıca uygun ortamlarda istirahat etmeleri gerektiğini aktardı.

Deliryum Gözardı Edilmemeli

Ak, çoğu zaman deliryum belirtilerinin depresyon belirtileri ile karıştırıldığını dile getirerek, şöyle konuştu: "Deliryum ile depresyon birbirinden farklı hastalıklar. Aşırı sıcak havalarda psikiyatrik hastalıklardan, depresyondan ve panik ataktan bahsediliyor ancak deliryumdan bahsedilmiyor. Deliryum gözardı edilmemeli, ona karşı da tedbirli, bilinçli olunması gerekli. Deliryum'un erken teşhis ve tedavisi yapılmazsa, yani ihmal edilirse ölüme kadar da götürebiliyor. O yüzden psikiyatrik anlamda deliryuma karşı uyanık olmakta fayda var. Güneş ışığından olabildiğince uzak kalmak, beslenmede sıvı dengesine dikkat etmek gerek." Ak, özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve düzenli ilaç kullananların, davranışlarında bozukluk hissettiklerinde vakit kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini söyledi. Sıcak havanın insanları tahammülsüzleştirdiğine dikkati çeken Ak, "Sıcakların neden olduğu gerginlik, insanı çatışmalara karşı daha meyilli yapabiliyor. Buna bağlı olarak kişi belki tolere edebileceği olayları bile büyütüp daha farklı noktalara götürebiliyor. Bunun önüne geçmek için de sıvı tüketmeli ve sıcağın doğrudan etkisinden uzak durmak gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

Küçük Tedbirlerle Sıcaktan Etkilenmemek Mümkün

Üniversitemiz Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim Yılmaz Selçuk sıcaklıklarla birlikte artan rahatsızlıklar ve korunma yolları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Ülkemizde son günlerde mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların bazı bölgelerde 47-50 dereceye çıktığını belirten Selçuk; bazı insanların bu sıcaklıklarda hastalıklara maruz kalmalarının sebeplerini şu şekilde anlattı: “Özellikle, sıcak çarpması diye ifade edebileceğimiz kişinin ölümüne kadar gidebilecek tabloların ortaya çıkması mümkün olabiliyor. Sıcak çarpması bebeklerde, yaşlılarda ve kronik hastalığı olanlarda daha fazla görülürken bu grup risk grubu olarak görülüyor. Risk grupları içerisinde kronik hastalığı olanlar, özellikle şeker, tansiyon, kalp hastalarının dikkatli olmaları gerekiyor. Bu kişilerin sıcak çarpmasına maruz kalma ihtimalleri daha yüksek. Siroz gibi, akciğer hastalığı gibi, kronik hastalığı olanların mümkün olduğu kadar sıcak havalarda bulunmamaları gerekiyor. Aksi halde vücudun ısı regülasyonunu sağlayan sistemler yeterli çalışmadığı için bu insanların sıcak çarpmasına maruz kalması ve sonuçta ölüme kadar gidebilecek ciddiyette problemler ortaya çıkabilmektedir.”

Özellikle sahil kıyılarında yaşayanların yüksek nem oranına maruz kalmaları durumunda sıcak çarpmasının ortaya çıkabileceğini ifade eden Prof. Dr. Nedim Yılmaz Selçuk, bu kişilerin de sıcak ortamlarda bulunmamalarını tavsiye etti.

Terleme Sıcak Çarpmasını Önlüyor

Sıcak çarpması olaylarında terleme olmadığının altını çizen Selçuk; “Terleme ortadan kalkıyor ve vücut ısısı 41 derece üzerine çıkıyor. Hastada nörolojik bir takım bozukluklar meydana gelmeye başlıyor. Kişide istemsiz hareketler, konuşma ve düşüncelerde bozulmalar, kasılmalar ortaya çıkabiliyor. Hastada bütün sistemlerde bozulma meydana geliyor. Sıcak çarpmasıyla, karaciğer yetmezliğine, böbrek yetmezliğine doğru gidiş, hipotansiyon, damar yatağında pıhtılaşmanın artması gibi özetleyebileceğimiz ve sonu ölümle biten ciddi tablolar meydana gelmekte. Kronik hastalığı olanlar veya terlemeyi engelleyici ilaçları kullananlar sıcaktan uzak durmalılar. Bunlar psikiyatri ilaçları, nörolojik hastalıklarda kullanılan ilaçlar ya da bazı kalp hastalıklarında kullanılan ilaçlar olabilir. Bu ilaçlar terlemeyi azaltarak bu hastaların sıcak çarpmasına maruz kalmalarına yol açabilir” diye konuştu.

Normal bireylerin de sıcak çarpmasına maruz kalabileceklerini kaydeden Prof. Dr. Nedim Yılmaz Selçuk, olayın basite alınamayacak kadar ciddi olduğunu söyledi.

Nem ve sıcaklığın yüksek olduğu ortamdaki kişilerin, halsizlik, yorgunluk, uyku hali, istemsiz konuşmalar gibi öncesinde olmayan şeyleri kendinde hissettikleri anda hızlı bir şekilde sağlık kuruluşlarına müracaat etmeleri gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nedim Yılmaz Selçuk, sıcak çarpmasına karşı ilk etapta aniden içmemek kaydıyla soğuk su içilebileceğini, kıyafetlerin çıkarılabileceğini, buz kalıpları varsa kasık veya koltukaltı bölgelerine koyulabileceğini de hatırlattı. 

Sıcak Havalarda Küçük Hatalar Ciddi Kalp Sorunlarına Yol Açabilir

Hava sıcaklıklarının artması bazı sorunları da beraberinde getirdi. Aşırı sıcaklar kalp rahatsızlıklarına davetiye çıkarıyor. Meram Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Soylu vatandaşları dikkat etmeleri gereken konularda bilgilendirdi.

Havaların sıcak olmasının özellikle kalp hastalarında ciddi sorunlara sebep olabildiğini belirten Soylu: “Kalp hastaları açısından baktığımızda, özellikle kalp yetmezliği olan hastaların kullandığı idrar söktürücüler gibi bazı ilaçlar var.  Havaların sıcak olmasının en önemli etkisi sıvı kaybının artması… Sıvı kaybının artması durumunda bu ilaçlara olan ihtiyaç azalabiliyor. Özellikle bu tip ilaçlar kullanan hastaların hekimleri ile görüşüp ilaçların dozlarını ayarlamasında fayda var. Hem sıvı kaybının artmasını azaltmak hem de elektrolit dengesini ayarlamak açısından bu tip ilaç ayarlamaları gerekebilir.” dedi.

Özellikle kalp - damar problemi olan, damar tıkanıklığı olan, kalp krizi geçirmiş, anjiyo yapılmış, damarlarına stent konulmuş, bypass yapılmış, ameliyat olmuş hastalar gibi kalp damar problemi olan hastaların da sıvı kaybı açısından dikkatli olması gerektiğini anlatan Soylu, sıvı kaybı olmasının kanda pıhtılaşma riskini artırabileceğini belirtti. Soylu bu açıdan hastaların sıvı alımına dikkat etmesi gerektiğini dile getirdi.

Soğuk Su ile Ani Temas Riskli

Su ısısının da kalp hastalıkları bakımından önemli bir konu olduğunu dile getiren Soylu: “Damar problemi olan hastaların sıcaklarda serinlemek niyetiyle aniden, suyu ısıtmadan, ağzında bile bekletmeden aşırı soğuk su içmeleri kalp spazmını tetikleyebilir. Bu hastaların serinlemek için kendilerini soğuk sulara aniden atması yine kalp spazmını tetikleyebilir. Bu açıdan özellikle hastaların damar problemi varsa dikkat etmeleri gerekmektedir. Sıvı kaybı açısından da mutlaka yeterli sıvıyı alması şart.” dedi.

Kalp krizi riskini azaltmak için ve kalp yetmezliği olan hastaların sıvı alımına dikkat etmeleri gerektiğini söyleyen Soylu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durumda olan bireylerin tedavilerini ve ilaçlarını iyi ayarlamaları gerekiyor. Hastalığın alevlenmemesi açısından daha çok dikkat etmek gerekiyor.”